Hayat, çoğu zaman gözümüzün önünden geçip giden nice güzelliği sessizce saklar. Bu keyfiyetleri fark etmek için yalnızca bakmak yetmez; beklemek, gözlemlemek ve doğru ân geldiğinde deklanşöre basmaya hazır olmak gerekir.
Bazı sanatkârlar bir sanat dalında derinleşirken bazıları, medeniyet coğrafyamızın farklı güzellik vadilerinde dolaşarak kendilerine has sanat terkibi kurar.
Çizginin hafızayla, hatıranın sanatla buluştuğu bir dünyaya açılan siyah-beyaz resimler, Ressam Yüksel Akman’ın kişisel sergisinde sanatseverlerle buluşmuştur.
Bu yazımızda bir Ramazan ilavesinin sahifelerinde başlayan merakın yıllar içinde meşke, icâzete ve kesintisiz sanat yolculuğuna dönüştüğü Ömer Yıldız’ın hikâyesine; hocaları, eserleri ve sanat anlayışı üzerinden müşfikâne nazar edeceğiz.
Geleneksel ile klasiğin, sabır ile estetiğin buluşma noktası olan tuval ressamlığı, ruhun derinliklerindeki mânâyı dış dünyaya aktarmanın en zarif yollarından biri olarak kabul görmüştür.