Kuveyt Türk’ün kültür ve sanat alanındaki değer odaklı yaklaşımının bir tezahürü olarak hayata geçirilen “Rumeli’de Osmanlı İzleri” sergisi, İstanbul’daki ilk buluşmasının ardından bu kez Bosna-Hersek’in başkenti Saraybosna’da sanatseverlerle buluştu
Ben, Kastamonu’nun hafızasında bir asrı aşan bir yolculuğun sessiz şahidiyim. Hikâyem, 1916 yılında “Milli Kütüphane” adıyla kurulmam için atılan ilk adımlarla başladı.
Anadolu'ya giriş kapısının en önemli noktası ve doğu-batı sentezinin muazzam bir kavşak noktası olan Ahlat, gerek coğrafi gerekse tarihi özellikleriyle medeniyet tarihimizin istisnâî bir şehri olarak ön plana çıkmaktadır.
Bugün “Türk evi” denildiğinde zihinlerimiz çoğunlukla Anadolu, Trakya ve Balkan coğrafyasındaki Osmanlı dönemi yapılarıyla sınırlı bir tasavvura yönelir.
Ramazan-ı Şerîf… Ruhların sadece iftar ve sahur vakitlerinde değil, gönül atlasında da inceldiği, sözün sükûta, rengin mânâya, emeğin duaya dönüştüğü müstesna gök mevsimi…
Hattat Şeyh Hamdullah'ın vefâtının 505. yılında, memleketi Amasya’dan İstanbul’a uzanan sanat mirasını gözler önüne seren özel bir sergiyle yâd ediliyor.