Page 188 - ANADOLU SANAYİ DEVRİMİ
P. 188
nizasyonunda daha önceki serbest fütüv- da, halifenin verdiği libâsü'l-fütüvveile
vet birliklerinin birliğe giriş ve terfi etme teşkilata dâhil edildi.
kaidelerinden ve merasimlerinden yarar- Ancak fütüvvet teşkilatının hiyerarşik
lanılmıştı. Ancak Halife Nâsır önemli bir olarak en üsütünde yer alan hilafet gü-
adım daha atarak fütüvvet birliklerini cünden çok şeyler yitirmişti. Buna bağlı
hiyerarşik olarak en üstte kendi liderliği olarak Halifeye bağlı fütüvvet teşkilatı da
altında toplayarak fütüvvet birliklerinden zaman içinde tamamen dağıldı. 46
oluşan bir fütüvvet teşkilatı kurmuştu.
Ayrıca bu birlikler fikrî hiziplere göre de
kendileri arasında birleşerek teşkilat için- Ahî Tasavvuf Felsesefi
de alt-gruplar oluşturuyorlardı.
Ahî teşkilatı, fütüvvet teşkilatını mo-
Yine Halife Nâsır devrinde fütüvvet del olarak alarak Selçuklu Sultanı I.
teşkilatının fikrî yönünü ve organizas- Keyhüsrev’in daveti üzere 1204 yılında
yonunu anlatan müstakil eserler olan Anadolu’ya gelen Ahî Evran (1171-1261)
fütüvvetnâmelerin kaleme alınmaya baş- tarafından Selçuklu Anadolusu’nda
lanması, fütüvvetin dağınık küçük ve kurulmuştur.
birbirleriyle ilişkisiz ilkel serbest birlikler
olmaktan çıkıp, merkezî bürokratik hiye- Ahî teşkilatı kurulmadan önce de “ahî”
rarşik yetki ve görev taksimi yapılmış ve adı verilen fütüvvet fikrini benimsemiş
diğer birlik oluşturma ayrıntıları belirlen- Türk sufilerin Orta Asya’da, daha sonra
miş bir modele göre teşkilatlanabilmesi da Anadolu’da mevcut olduklarını kay-
mümkün olmuştur. naklar kaydetmektedir. Hatta bu kişilerin
liderliğinde küçük serbest fütüvvet birlik-
Böyle bir modele göre oluşturulmuş olan lerine benzer birliklerin de önceleri varol-
teşkilatın devamlılığı, teşkilatın hiyerar- duklarına dair kaynaklarda bazı ipuçları
şik olarak bağlı olduğu merkez otoritele- vardır. 47
rin güçlü olmasıyla doğrudan ilişkiliydi.
Ancak bu tür serbest birliklerinin ve ahî
Hiyerarşik olarak merkezdeki otoritele- isimli Türk sufilerin yahut Türk kül-
rin güçsüzleşmesi veya gücünü kaybetme- tür muhitinde aldıkları isimle ahî isim-
si teşkilatın dağılması demekti. Nitekim li “derviş” veya “şeyh”lerin fütüvvet
halifeye bağlı fütüvvet teşkilatının da- teşkilatı modeline göre kurulmuş mer-
ğılmaya başlaması da 1258’de putperest
Moğol ordularının komutanı Hülâgû'nun
Bağdat’ı zaptedip Abbâsî hilafetine kanlı 46 Taeschner 4950: s.17.
bir şekilde son vermesiyle olmuştur. 47 Bu birliklere dâir bk. Köprülü 1988:.83-93.;
Aynı yazar 1984:211-216.; Zeki V. Togan,
Aslında hilafet bu tarihte son bulmadı. “Teşkilat ve Töre”, Umumi Türk Tarihine
Mısır’a iltica eden Abbâsî şehzadesi hali- Giriş, Enderun Yayınları, İstanbul 1981, s.
feliğe fütüvvet teşkilatının da reisi olarak 112-115.; Bahaeddin Ögel, “Türk İçtimaî
Düzeninin Türk Mitolojisindeki İzleri”, Türk
devam etti. Hatta Mısır Sultanı Baybars
Mitolojisi, cilt I, TTK Yayınları, Ankara 1989,
s. 269-274.
ANADOLU SANAYİ DEVRİMİ - 187

