Page 288 - ANADOLU SANAYİ DEVRİMİ
P. 288

larda toplanan kapitalin, alt ve üst yapı   karşılayan kamu yatırımlarına yönlendi-
                  yatırımlarına, sosyal yardımlara, trans-    ren yatırımcıları da yoktu. Kapitalin hem
                  fer harcamalarına yöneltilmesi idi. Yani    korunabilmesi hem de kamusal alanda
                  Osmanlı’da kamusal alanda yatırımcı ku-     yatırımlara dönüştürülmesi mekanizma-
                  rum vakıflardı, devlet de vakıfların kurul-  sı iktisadi düşüncede yer bulamamış ve
                  masını teşvik ederek yatırımları arttırmak   geliştirilmemişti.
                  istiyordu.                                  Avrupa klasik iktisadi düşüncesinde dev-

                  Vakıf özel/gerçek kişiler tarafından ku-    let ekonomiye müdahale etmemek adına
                  rulabilmekteydi. Kişi hür iradesiyle ta-    alt ve üst yapı yatırımları ve sosyal yar-
                  sarrufunu/kapitalini vakfederek  vakıf      dımlar yapmadığından, tasarruf/kapital
                  kurulabilmekteydi. Kişilerin birikimlerini   toplumsal ihtiyaçları karşılayacak alt ve
                  vakfederek vakıf kurmalarının en önemli     üst iktisadi yatırımlara ve toplumsal fay-
                  sebebi tasarruflarını/kapitallerini “ko-    daya dönüşmüyordu. Kapitalistin biriki-
                  runmuş kapitale” dönüştürmekti. Böy-        mi artmaktaydı, ancak devlet düzenleyici
                  lece kendi ailesine ve  gelecek  nesillerine   rol oynamaması nedeniyle bu birikimler
                  kendi isimleriyle kurdukları vakfın bütün   iktisadi kalkınmaya dönüşmüyor, toplum
                  varlıklarıyla yok olmadan intikal etmesi-   azınlık zenginler ile gitgide çoğalan fakir-
                  ni sağlamış oluyorlardı.                    lerden oluşan bir yapıya dönüşüyordu.

                  Bu şekilde korunan  vakıf varlığından       Ayrıca kapitalistin kapitalini “korunmuş
                  sağlanan  gelirlerle,  yaşamları  boyunca   kapital”e dönüştüren  vakıf benzeri bir
                  ve öldükten sonra hem ailelerine sürekli    kurum da geliştirilmediğinden Avrupa’da
                  ücret geliri sağlıyorlar hem de hayır hiz-  kapital, çok kazanma hırsına kapılmış bu
                  metlerini ve sosyal yardımları sürdürüle-   nedenle zarar etme ihtimali yüksek şir-
                  bilir halde sürekli yapabilir hale gelmiş   ketler elinde kalıyor, spekülatif alanlara
                  oluyorlardı.                                yöneliyor bu da kapitalist sistemde önle-
                                                              nemeyen iktisadi krizlere sebep oluyordu.
                  Devlet vakıf hukukuyla vakfedilen varlı-
                  ğın başkaları tarafından alımını, satımını,   Osmanlı’da ise kamu yararına vakfedilen
                  haczedilmesini, mirasçılara intikal ederek   sermayeyi temsil eden vakıflar kır-şehir
                  bölüşülmesini yasaklamıştı. Vakfın yöne-    ilişkisine dayalı faaliyet gösteriyorlardı.
                  timini kötüye kullanarak  vakıf varlığını   Vakıflara gelir sağlayan en önemli kay-
                  azaltan,  vakfa  zarar  ettiren,  vakıf  varlı-  naklar ise kırsal kesimde sahip oldukları
                  ğını yok eden yönetici, bu zararı tazmin    verimli topraklar üzerinde kurulu köy ve
                  etmekle mükellefti. Böylece vakfedilerek    çiftlikler ile vakıflara tanınan vergi mu-
                  korunan kapitalin başkaları tarafından      afiyetleri ve vakıflara tahsis edilen vergi
                  yok edilmesinin önlenmesi, devlet dene-     gelirleri idi.
                  timinde güvence altına alınmış oluyordu.    Vakıflar kırdan/tarımdan elde ettikleri ge-

                  Avrupa klasik iktisat düşüncesinde vakıf    lirlerle, şehirdeki çarşı, dükkan, han, ker-
                  sistemiyle kapitali koruma yöntemi ol-      vansaray gibi iktisadi yapıları, cami, mes-
                  madığı gibi kapitali toplumsal ihtiyaçları   cit, mektep, medrese gibi din ve eğitime





                                                                                   TARIM-TİCARET VE SANAYİ DEVRİMİNİN SONUÇLARI   -   287
   283   284   285   286   287   288   289   290   291   292   293