Page 212 - ANADOLU SANAYİ DEVRİMİ
P. 212

Ahî Fütüvvetnâmeleri


                  İslâm tasavvufu kaynaklı fütüvvet teşki-    nin ve şecerenâmelerin muhtevasıyla ilgili
                  latının felsefesini, değerler sistemini anla-  aşağıda bilgi verilecektir.
                  tan eserlere fütüvvetnâme denmektedir.      Müslümanlar arasından iş ve meslek sa-
                  Fütüvvet teşkilatı ve fütüvvetnâmeler       hibi olanların mürit/üye olabildiği Ahî
                  doğrudan iktisadi düşünce içermezler. Bu    vakıflarının şeyh, pir adı verilen mütevelli
                  yönden iktisadi düşünceyi de içeren Ahî     başkanları/yöneticileri Ahî Evran’ın ge-
                  fütüvvetnâmelerinden farklıdırlar.
                                                              liştirdiği iş ahlâkı ve iş-yaşam felsefesini
                  Ahî teşkilatının felsefesini değerler sistemini   anlatıp yayıyorlardı.
                  anlatan eserler olan Ahî fütüvvetnâmeleri,   Bu yönüyle Ahîlik, müteşebbis iş adamı
                  fütüvvetnâmelerin   felsefesini,  değerler   kimliğinin oluşmasında ve müteşebbis ye-
                  sistemini içerdiği gibi iktisadi düşünce,   tiştirmekte önemli bir rol oynadı.
                  iktisadi felsefe ve  değerler sistemini de
                  oluşturan eserlerdir. Bu yönüyle önceki     Kır ve şehirlerdeki Ahî vakıfları, tekke
                  fütüvvetnâmelerden önemli farklılıklar içe-  ve zâviyelerinin  diğer bir hizmet alanı
                  ren, Ahî Evran’ın İslâm fütüvvet tasavvufu-  da “ebna-i sebil” dedikleri başta tüccar-
                  na dayalı iktisadi düşünce ve felsefesini be-  lar olmak şehir dışından gelen yolcular,
                  nimseyerek anlatan fütüvvetnâmelere, Ahî    misafirler ile “âyende vü revende” dedik-
                  fütüvvetnâmeleri denmektedir.               leri gelen geçen herkese, ücretsiz yemek,
                                                              içmek dâhil olmak üzere kalacakları ve
                  Ahî  Evran,  sultanlar  başta  olmak  üzere   dinlenecekleri yer sağlamaktı. Bu yönüyle
                  siyasi-idari yöneticilere, iş dünyasına, ilim   de Ahîler, özellikle ticaret yolları üzerinde
                  âlemine, talebelere ve halka yönelik İslâm   ve şehir merkezlerinde bu hizmeti verecek
                  tasavvufunu anlattığı yirmiye yakın eser    birçok vakıf, tekke ve zâviye kurarak üre-
                  kaleme  almıştır.  Ahî  fütüvvetnâmeleri,   timin ticarete konu olarak tüccarlar eliyle
                  Ahî Evran’ın eserlerindeki  düşüncelerini   bölgeler arası taşınması ve satışını kolay-
                  de yansıtması bakımında önemlidir.
                                                              laştıran önemli bir destek sağlıyorlardı.
                  Ahîlik felsefesi ve Ahîlik, Ahî Evran’ın    Misafir etme hizmetiyle aynı zamanda da
                  İslâm tasavvufu öğretisine bağlı Ahîler ta-  başta tüccar ve gezginler olmak üzere mi-
                  rafından kurulan vakıfların cami, tekke,    safirlerine, Ahîlik felsefesini hem anlatı-
                  zâviye, mektep ve medreseleri vasıtasıyla   yor hem de uygulamalı olarak yaşatarak
                  kısa zamanda Anadolu’nun her yanına         göstermiş oluyorlardı. Her gittiği şehirde
                  yayılmıştır.  Ahî vakıfları cami, tekke,    Ahîler tarafından karşılanıp misafir edi-
                             63
                  zâviye, mektep ve medreselerinde anlatılan   len İbn Battûta Ahîlerin misafiri olarak
                  fütüvvetnâmeler ve Ahî fütüvvetnâmeleri
                                                              Ahîliğin felsefesini, şehrin ileri gelenle-
                                                              ri arasında yer alan Ahî iş adamlarını,
                  63  Ömer Lütfi Barkan, “Osmanlı İmparatorlu-  saygınlıklarını,  misafirperver  tutum  ve
                      ğunda Bir İskân ve Kolonizasyon Metodu Ola-
                      rak Vakıflar ve Temlikler”, Vakıflar Dergisi,   davranışlarını eserinde uzun ve ayrıntılı
                      sayı: 2, 1942, s. 279-353.              anlatmaktadır.




                                                                                                    ANADOLU SANAYİ DEVRİMİ   -   211
   207   208   209   210   211   212   213   214   215   216   217