Page 188 - KAZASKER MUSTAFA İZZET
P. 188
Ayasofya’nın Nişânesi | KAZASKER MUSTAFA İZZET
bir kalıbı olduğunu söyleyebiliriz. Ancak kitabe hakkında, nakliye ücretine kadar neredeyse bütün detayları bilmemize rağmen, ne yazık ki
Kazasker ile ilgili bir evraka rastlanmamıştır.
Dünyanın dört bir yanından getirilen eserlerin bulunduğu Washington Anıtı’nda yer alan Osmanlı’ya ait bu kitabe, pek çok açıdan bulunduğu
yerdeki en sanatsal eserdir diyebiliriz. Edebiyat, tezyinat ve en önemlisi yazısı bakımından sanatsal bir bütünlüğü haiz olup, orada bulunan
-antik veya çağdaş- bütün eserlerden daha derin bir sanatsal doygunluk barındırmaktadır. Bununla birlikte resmî yazışmaların tarihleri göz
önüne alındığında, böylesi şaheser niteliğinde bir kitabenin inşası için, âdeta zamanla yarışıldığı aşikârdır.
1848 yılında başlayıp 21 Şubat 1885’te ancak bitirilebilmiş ve Amerikan bürokrasi tarihinde bir yılan hikâyesine dönmüş Washington
Anıtı’nın iç kısmına yerleştirilmiş bu kitabenin arz-ı endâmına ise, ne yazık ki Kazasker’in ömrü vefa etmemiştir.
"O gün Ramazan bayramının birinci günü idi. Bayram namazı kılmak için önce Washington Cami-i Şerîfi’ne gittik ama namaza yetişemedik.
Şehri gezmeye başladık… Şehirde Kongre binası ve muazzam kütüphanesinin yanından ve önündeki parkların içinden geçerek doğru
Washington Abidesi’nin önüne geldik. Herkes bu kuleye çıkmak için sıra bekliyordu. Biz arabadan inmedik ve üstüne çıkma arzusunu
da izhar etmedik…
‘...İstanbul’da Amerikan Haberler Merkezi’nde 150 yıllık Türk-Amerikan dostluğu sergisine gittim. Buradaki fotoğraflardan biri beni
alâkadar etti. Mahiyetini size yazıyorum. Washington’a geçtiğinizde bulur musunuz bilmem? Belki de bulmuşsunuzdur hocam. 1853’de
Washington Abidesi’ne buradan bir mermer gönderilmiş… Birinci mısranın ikinci kelimesini fotoğrafda pek okuyamadım. Belki başka
bir kelimedir.’ Doğrusu Washington’da Kadıasker Efendi’nin mermer üstünde mahkûk ta’lik bir yazısının olacağı hatırıma gelmezdi.
Ben bu abidenin yanına kadar gittim. Fakat hatıra kitabeler yüksekde olduğundan fark edemedim. Bunu da Türkiye’de Uğur Bey’den
öğreniyorum ki buna doğrusu çok sevindim. Ve onun dikkatine hayran kaldım. Bahtiyar olsun." [19]
19 Prof. Dr. Süleyh Ünver, Amerika Notları, Süleymaniye Kütüphanesi: 756.
186

