Page 39 - Kuşların Şarkısı
P. 39
Kuşların akıllısı olarak geçinen baykuşu gayet iyi tanırmış Hüdhüd. Onun her yerde bulunma-
yacağını ancak, viranelerde yaşadığını da bilirmiş. Bu sefer de baykuşa çağrısını ulaştırmak
için çırpmış kanatlarını, yol almış yıkık dökük bir harabeye doğru ve yanılmamış; bir gece vakti
vardığı viranede, ağacın dalına tünemiş uykusuz baykuşu görmüş:
-Merhaba, sana çok önemli bir haber getirdim. Akıllısındır, kimse beni dinlemese de sen din-
lersin, kadir kıymet bilirsin diye düşündüm demiş. Anlatmış da anlatmış Simurg’ u, Kafdağı’nı.
Düşünceli vaziyetteki baykuş önce biraz durmuş, sonra başlamış konuşmaya:
-Madem beni bu kadar tanıyorsun, kervan geçmez kuş uçmaz viranelerde yaşadığımı biliyor bu-
ralara kadar gelip beni buluyorsun. O halde, niçin böyle viranelerde yaşadığımı da bilmelisin. Bir
define bulmak için bunca zaman dolaştım nihayet ona kavuştum. Geceleri uyumam, hazinem için
nöbet tutarım. Gözbebeğim olan bu hazineyi, hiç bırakıp da bir yere gider miyim? Düşünsene.
Senin gibi bilge bir kuşun hazinemi terk etmeyeceğimi bilmesini beklerdim. Boşuna yorulup zah-
met çekmişsin buralara kadar, demiş.

