Page 43 - Kuşların Şarkısı
P. 43
Yoluna devam eden Hüdhüd bir gölün üzerinden uçarken, aşağıda sazların arasındaki sülünü
görmüş, alçalıp karşısına konmuş. Süslü püslü rengârenk kanatlarıyla suya düşen yansımasını
seyrediyormuş sülün. Hüdhüd seslenmiş:
-Ey renklerinin güzelliğiyle gözleri kamaştıran sülün! Sakın suya akseden bu güzelliğini ebe-
di sanma. Geçici güzelliğinle oyalanmayı bırak da seni gerçek ve kalıcı güzelliğin sahibi olan
padişahımız Simurg’ a götüreyim.
Sülün cevap vermiş:
-Ben ki bu alemde kararsız gezerim, kış olunca karlı dallarda tüner, yaz gelince sudaki aksimi
seyrederim. Rengârenk kanatlarımı görenler hayran olur ama bilmezler ki ne kadar güçsüzdür o
kanatlar. Karınca kadar kuvveti olmayan bu kanatlarımla, tutup da ancak fil kadar güçlü kanat-
larla çıkılacak bir yolcuğa nasıl cesaret ederim.
Ne yapsın Hüdhüd, cesaretini yitirmiş, zayıflığına teslim olmuş sülünü kendi haline bırakmış.
Göldeki aynan, seni gerçek aynasından alıkoymuş da haberin yok, deyip havalanmış kanatlarını
çırparak…

