Page 276 - KAZASKER MUSTAFA İZZET
P. 276

Ayasofya’nın Nişânesi | KAZASKER MUSTAFA İZZET








                             Mustafa  İzzet’in  şiire  temayülünü,  hat  eserlerindeki  imzalarında  da  görebilmekteyiz.  Beşiktaş  Yahya  Efendi  Camii’nde  şu  an  yerinde
                             bulunmayan yazısında kendi şiiri yer alırken, diğer bazı yazılarında da manzum imzaları bulunmaktadır. Özellikle, bugün Sakıp Sabancı
                             Müzesi Koleksiyonu’nda bulunan ta’lik mushaf-ı şerîfine atmış olduğu şu manzum imza dikkat çekicidir:

                             "Mustafa İzzet’e tahrîre olunca tevfîk
                             Eyledi Mushaf’ı tâ arş-ı berîne ta’lîk"


                             Bu beyit kendisinin şairliği ile hattatlığını bir arada göstermesi açısından aslında bir mücevherdir. Zira ta’lik mushaf yazmak oldukça ender
                             rastlanan bir durum olmakla birlikte, Kazasker’in bunu Allah’ın yardımıyla ifa ederek arşa "asması", yani eserini en üst seviyede tutması,
                             bunu yaparken "ta’lik" kelimesini özellikle kullanması, ancak dîvân şiiri zevkine sahip birinin ifade biçimi olabilir.


                             Kazasker’in şiire olan ilgisi sadece bir zevkten ibaret miydi, yoksa şairlik seviyesinde bir edebî istidâda sahip miydi, bunu tartışmak elbette
                             edebiyatçılara düşer. Yalnız şunu mutlaka belirtmek gerekir ki, Mustafa İzzet Efendi, şiirden zevk eden, şiire imzasından gündelik hayatına
                             kadar her alanda yer veren bir Osmanlı müellifidir. Hatta bunun için gerekli olan şairlik kabiliyeti epeyce ağır basmaktadır.
















































          274
   271   272   273   274   275   276   277   278   279   280   281