Page 15 - Kuşların Şarkısı
P. 15

Merhaba! Sevgili Küçük Dostlar,


        Şimdi size bundan tam dokuz asır önce, yani 12. yüzyılda Selçuklu Devleti döneminde yaşamış,

        Nişabur şehrinde türbesi bulunan, Horasanlı ünlü bir şair ve bilgenin; Feridüddin-i Attâr’ın çok

        meşhur bir hikâyesini anlatmak istiyorum. Ona niçin “Attâr” dediklerini biliyor musunuz? Çünkü

        Feridüddin sadece bir şair değil, aynı zamanda iyi bir hekim (doktor) ve eczacı imiş. İşte bu

        özelliğinden dolayı ona eczacı anlamına gelen “Attâr”  lakabını vermişler ve

        Feridüddin-i Attâr olarak anmışlar.




        Hikâyesinin adı  “Mantıku’t Tayr”;  biz ona  “Kuşların Şarkısı” da diyebiliriz. Çünkü şairimiz

        bu hikâyesini kuşların dilinden anlatıyor. Anlatmaya başlamadan hikâyemizin iki kahramanından

        bahsedelim:

        Kafdağı’nı duymuşsunuzdur. Simurg, kimsenin gitmeye gücünün yetmediği,  Kafdağı’nın ardında

        yaşayan, güzelliği, tüylerinin parlaklığı ile dillere destan olan, duyanların, bilenlerin onu görmek

        arzusuyla yanıp kavrulduğu, aşkından deli divane olduğu bir kuşmuş. Peki, yaşadığı Kafdağı’na

        kimse gidememişse, onun bu kadar güzel bir kuş olduğunu nereden biliyorlarmış dersiniz?
   10   11   12   13   14   15   16   17   18   19   20