İbrahim Ethem Gören: İlker Bey sizi tanıyabilir miyiz?
İlker Şafak: 1983 yılında Trabzon’da doğdum. 2004 yılında Gazi Üniversitesi Beden Eğitimi ve Spor Yüksekokulu’ndan mezun olduktan sonra uzun yıllar Spor Bakanlığı bünyesinde Uluslararası Olimpik Oyunlarda Yönetici olarak görev aldım. Daha sonra Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri’ndeki beş yıllık görevimin ardından 2023 yılında ticari hayata atıldım.
Koleksiyon merakınız nasıl başladı?
Koleksiyon merakım annemin Osmanlı dönemi imzalı gümüş, bakır gibi dönemine ait, özellikle imzalı ürünleri toplamasının yanı sıra futbol oynadığım dönemlerde bir gazeteci ağabeyimin bana 1933 yılında Trabzon’da çekilmiş bir müsabaka fotoğrafını hediye etmesi içimdeki fitili yakan ateş oldu dersek yanılmış olmayız.
Bu bağlamda ilk aldığınız eser/ürün/nesne?
Bu fotoğraf hediyesinden sonra eski fotoğraflara, dolayısıyla eskiye ilgi duymaya başladım. Mahalleden geçen bir eskiciden 1930’lu yıllara ait bir madalya aldım, birkaç kilo demir karşılığında.
Koleksiyon, koleksiyonculuk ve eser nezdinizde hangi karşılıkları buluyor?
Koleksiyon öncelikle heves işidir. Hevesiniz yoksa, eserlerle aranızda bağ kuramıyorsanız ne kadar zengin koleksiyonunuz olursa olsun nezdimde hiç bir değeri yoktur.
Koleksiyonlarını tanıtmanızı istirham ediyorum. Dilerseniz yazma kitap koleksiyonunuzla başlayalım…
Sıralamak gerekirse Spor Tarihi, Siyasi Tarih ve Eski Türkçe kitaplar, koleksiyonlarımın ana hatları. Çok küçük yaşlardan itibaren okumaya meraklı biri olarak 20’li yaşlarda Osmanlıca öğrenme hevesi beni yazma eserlere yöneltti. Evvelemirde sahaflardan sahifeleri eksik ya da kondisyonu düşük olan yazma eserleri satın almaya başladım. Sonra kitap müzayedelerinde karşıma çıkan yazma eserleri satın alarak kütüphanemi zenginleştirdim. İlk yazma eserim daha dün gibi aklımda. İbrahim B. Muhammed B. İbrahim El Halebi’nin Gunyetü’l Mütemelli Fi Şerh-i Münyeti’l Musalli serlevhalı göz nuru.
Yazma kitap koleksiyonunuzda gönlünüz en çok hangi kitaba/kitaplara akıyor?
16. yüzyıla ait satırarası mealli bir yazma Mushaf’ım var. Hem yazısı hem de kondisyonu çok güzel. Bu Mushaf benim için apayrı yere sahip.
Osmanlıca kitaplarınıza da müşfikâne nazar edelim…
Osmanlıca kitaplarım arasında Târîh-i Cevdet’in çerçeveli baskısı, Târîh-i Na’îmâ ve Trabzon baskısı kitaplarım diğerlerinden biraz daha ayrıcalıklıdır. Kütüphaneme bakınca onların yerleri ayrıdır.
Neden?
Bunun ana sebeplerinden biri Enderunî İsmail Özdoğan’dır. Bilirsiniz, üstad sahaflarımızdan biriydi, Allah rahmet eylesin.
Âmin, rahmet olsun…
O, Târîh-i Cevdet ve Târîh-i Na’îmâ eserlerine ayrı önem verirdi. Herhalde hocamızın etkisinde kaldık şükürler olsun.
Koleksiyonlar biraz da hikâyeleriyle anlam kanzanıyor. Bir kitabınızın hikâyesini dinlemek isteriz…
Kitaptan daha çok bir afişin hikayesini anlatak isterim.
Lütfen…
Karaköy’de bir nalburiye dükkanında asılı bir Taçsız Kral Metin Oktay film afişi görmüştüm. Metin Oktay’ın hayatını konu alan 1965 yapımı bir film. Bu yapımın başrollerinde Metin Oktay, Ajda Pekkan, Gönül Yazar ve Erol Taş gibi ünlü sanatçıların yer alıyor. Dükkan sahibinden rica ettim “lütfen, bana satın” diye. “Olmaz” dedi. Aradan biraz zaman geçti tekrar gittim. Yine “yok” dedi. Uzatmayayım. Sonra her yıl 2-3 defa olmak üzere 7 yıl boyunca kendisini ziyaret ettim. Son gittiğimde “ben artık yaşlandım, bunu senin gibi kıymet bilen birine vermek isterim” deyip bana hediye etti. Sonrasında bir kez daha ziyaret ettim kendilerini, akabinde rahmetli olduğunu öğrendim. Allah rahmet eylesin.
Âmin.
Adamcağız ümidimizin bitip inadımızın bitmediğini görünce vermek hissiyatı doğdu içine, Bununla birlikte gönülden vermişti… Bu eserin de koleksiyonumda çok ayrı bir yeri vardır…
Metin Oktay’la başladık, spor koleksiyonunuz ve koleksiyonun unsurları için de bir paragraf açalım…
Sporun benim hayatımda çok ayrı bir yeri vardır. Çok erken yaşlarda aktif futbol hayatına başladım. Bunu okulla da birleştirince spor, hayatımın çok önemli bir yerine sahip oldu. Bilinçli bir biçimde spor koleksiyonumu oluşturmaya çalıştım. Spor konferans ve bildirilerinde, yeni yayınlanan spor kitaplarında, akademik yayınlarda çalışma yapan bir çok arkadaşım için kaynak insan olmaya başladım ve bu bana büyük mutluluk vermeye başladı. Obje gerekli olana obje, kitap gereksinimi olana kitap, belge gerekli olana ise belge temin edebilmekte çok şükür hiç zorluk yaşamadım.
Koleksiyonumda 1850’li yıllardan başlayıp 2000’li yıllara kadar kupalar, madalyalar, kitaplar, süreli yayınlar, rozetler, belgeler ve ülkemizde yapılan uluslararası tüm spor organizasyonlarının materyalleri mevcut.
Spor koleksiyonunda ne arıyorsunuz?
Aslında oradaki amacım ülkemize hem spor müzesi, hem de spor araştırmaları merkezi niteliğinde bir yer kazandırabilmek... Bunun için biraz daha zaman var. Yani eksiklerim var, özellikle kış sporlarında biraz eksiklerim var, onları tamamlamak nasip olursa bu yolda biraz emek harcayacağım.
Aradıklarınızın ne kadarını buldunuz?
Nerede, neyi, nasıl bulabileceğinizi bildiğiniz zaman aradıklarınızı bulmak bir o kadar kolaylaşıyor. Bu konuda çok yardımcı olan arkadaşlarım mevcut sağ olsunlar. İhtiyaçlarımı bildikleri için beni her zaman destekliyorlar.
Adnan Menderes Koleksiyonu hangi mülâhazalarla gündeminize girdi?
Adnan Menderes Koleksiyonu’nun temeli aslında yakın bir arkadaşıma dayanıyor. Gerek müzayedelerde ve gerekse de sahaflarda bulduğum Adnan Menderes ürünlerini ona hediye sadedinden alıyorum. O da sporla ilgili ya da benim ilgi alanıma giren koleksiyonlarla alakalı herhangi bir eserle/objeyle karşılaşırsa o da benim için almaktaydı. Yani bir nevi karşılıklı hediyeleşme sonucu ortaya çıkan bir koleksiyon oldu. Arkadaşım bilahare akademik Menderes çalışmalarını bitirdi ve eserleri tamamen bana bıraktı. Böylelikle biraz hızlı gelişen fakat benim için muhabbeti olan bir koleksiyon ortaya çıktı.
Koleksiyonda neler var?
Koleksiyonda rahmetli Adnan Menderes’e ait tesbih, iç kadranında Menderes yazılı saat, Demokrat Parti rozetleri, kalemler, Yassıada yargılanmaları sırasında kullanılan sandalyeler, yaklaşık üç bin adet fotoğraf, döneme ait yüzlerce gazete, bazı tutanaklar, mektuplar, dönemin milletvekillerine ait mektuplar ve kartvizitler var.
Mazlum Başbakan’ın gözlüğü, saati ve sair özel eşyaları size lisân-ı haliyle neler anlatıyor!
Cevaben keskin bir giriş yapacağım! Bu koleksiyon bana dünyanın çok boş bir yer olduğunu anlatıyor. Bununla birlikte Adnan Menderes koleksiyonu’yla konuşuyorum, iletişim halindeyim desem mübalağa etmiş olmam.
Koleksiyonlarınızı nasıl yönetiyorsunuz?
Koleksiyonum kitaplarım ve hüsn-i hat eserlerim ayrı bir yerde, Spor Koleksiyonum ayrı bir yerde, Menderes Koleksiyonum ayrı bir yerde olmak üzere üç farklı mahalde konuşlanmış durumda. Koleksiyon özelinde yazılım yaptırarak envanter ve fotoğraflama kısmını yönetmem kolay oluyor teknoloji sayesinde. Yeni eserler geldiğinde, bu eserleri kategorisine göre ayırıp ona göre en uygun yerine koyuyorum.
Kitap/sergileme düşünceleriniz söz konusu mu?
Çok isterim tabi ki. Bir söz vardır “Alamadığıma değil, göremediğime yanarım’” diye. Konuyla ilgili olanların göremediklerini görmelerini, dokunmalarını, hissetmelerini isterim. Mamafih bu gibi işlerin yayılması, kolaylaştırılması ve önünün açılması için elimden gelen her şeyi yapmak isterim.
Sizin ilave etmek istediğiniz hususlar nelerdir?
Koleksiyon kültürü maalesef ülkemizde pek yaygın değil. Benim amacım bu alanda bilimsel, akademik çalışmalar yapanlara fayda sağlamak, memleketimizde müze ve kütüphane kültürünün yaygınlaşmasına katkıda bulunmak, çocuklarımıza ve gençlerimize koleksiyonculuğu sevdirmek. Bazı Bakanlıklarımız ve sivil toplum kuruluşlarımız ile koleksiyon kültürümüzün yaygınlaştırılmasına yönelik çalışmalar içinde olduğumu sizlere bildirmek isterim.
İlginiz için teşekkür ediyorum. Son olarak okuyucularımıza neler söylemek istersiniz?
Eğer bir kişiye dahi dokunabilmişsek ne mutlu bize. Bana vaktinizi ayırdığınız için teşekkürlerimi sunarım.
İbrahim Ethem Gören/09.02.2024-Yazı No: 389
Güncellenme Tarihi: 08 Haziran 2026