Zekât, nisap miktarı mala sahip her Müslümana yükümlü kılınmıştır. İslami ölçüler doğrultusunda hesaplayıp hak sahiplerine ulaştırmak ibadetin ötesinde sosyal dayanışmanın da temel taşlarındandır. Fakat günümüzün karmaşık finansal dünyasında, zekâtın doğru hesaplanması ve usulüne uygun ödenmesi, birçok mükellef için teknik detaylarla dolu bir süreç haline gelmiştir. Modern mali yapılar içinde bile zekât ibadetini eksiksiz yerine getirebilmeniz için Türkiye Diyanet Vakfı (TDV) öncülüğünde hazırlanan dijital zekât rehberini inceleyebilirsiniz.
Zekât Nedir ve Kimler Zekât Vermekle Yükümlü?
Zekât lügatte "artmak, temizlemek, bereketlendirmek" anlamına gelir. Aslında, Allah'ın size emanet olarak verdiği malınızın üzerindeki küçük ama kıymetli bir haktır. Bir nevi, mülkünüzdeki "hâk payı" gibi düşünebilirsiniz. Bu payı Allah’ın belirlediği ihtiyaç sahiplerine ulaştırdığınızda, hem malınızı maddi-manevi kirlerden arındırmış, hem de toplumda görünmez bir yardım ağı örmüş olursunuz. Zekât sadece "verme" eylemi değildir, diğer yandan "bütünleşme" yolculuğudur.
Zekât vermenin birkaç temel şartı bulunur:
- Müslüman olmak: Zekât, inananlar arasındaki kardeşlik köprüsüdür.
- Ergenlik çağına ermiş olmak: İbadetin sorumluluğunda olmak gerekir. Çocuk veya akıl hastası birinin malı nisaba ulaşıyorsa, onlar adına velisi zekâtını verir. Çünkü zekât malın gereği olarak görülür.
- Gerçekten "mal sahibi" olmak: Yani temel ihtiyaçlarınızdan ve varsa borçlarınızdan arta kalan üzerinden bir yıl geçmiş birikiminiz, yatırımınız veya ticaret malınız bulunmalı.
- Artan malın "nisap" eşiğini geçmesi: Nisap, zekâtın başlangıç çizgisidir. Bugün için çizgi, 80,18 gram altın değerine denk gelir. Elinizdeki yatırımlarınızın toplam değeri eşiği aşıyorsa ve üzerinden bir yıl geçmişse, zekât zamanı gelmiş demektir.
Toplum arasında "Borcum var, o halde zekât vermem gerekmez" düşüncesi oldukça yaygındır. Doğrusu şudur: Önce borçlarınız düşülür, kalan mala bakılır. Yani zekât sizi asla borca sokmaz, tam tersine ödediğinizde maddi-manevi bereket getirir.
Zekât Nasıl Hesaplanır?
TDV prensipleri ışığında zekât hesaplaması yaparken, süreci parça parça ele almak işinizi kolaylaştırır. Böylece hem hangi varlığın hesaba katıldığını net görür hem de içinize sinen bir sonuç elde edersiniz. Aşağıdaki adımları takip ederek siz de zekâtınızı güvenilir şekilde hesaplayabilirsiniz.
1. Zekâta Tabi Olan ve Olmayan Varlıklarınızı Belirleyin
İlk adımda, sahip olduğunuz malları zekâta tabi olanlar ve olmayanlar şeklinde ayırmanız gerekir. Yapacağınız ayrım hesaplamanın temelini oluşturur ve yapılacak hataların önüne geçer. TDV yaklaşımında, malın kullanım amacı burada belirleyicidir:
- Zekâta Tabi Olanlar: Nakit paranız, finans kuruluşlarındaki birikimleriniz, altın ve gümüş, döviz cinsinden varlıklar, hisse senetleri ve yatırım fonları bu gruba girer. Bunun yanında tahsil edilmesi mümkün olan alacaklarınız, ticaret amacıyla elinizde bulundurduğunuz mallar (stoklar) da zekâta tabi kabul edilir
- Zekâta Tabi Olmayanlar (Asli İhtiyaçlar): Günlük hayatınızı sürdürmeniz için zorunlu olan mallar ise zekât kapsamı dışında kalır. İçinde yaşadığınız ev, binek aracınız, ev eşyalarınız, giyim kuşamınız, temel gıda stoklarınız, mesleğinizi icra ederken kullandığınız aletler ve kişisel kullanım amaçlı eşyalar asli ihtiyaç olarak kabul edilir. Bu mallar, zenginlik ölçüsü sayılmadığı için zekât matrahına eklenmez.
Bazı durumlarda kira geliri getiren mülklerden elde edilen birikimler de zekât hesaplamanıza dâhil edilir. Burada önemli olan, varlıkların size ekonomik güç sağlamasıdır.
2. Borçlarınızı ve Giderlerinizi Düşün
Bir senelik mali durumunuzun net resmini görmek için, zekât günü itibariyle üzerinizdeki tüm borçları toplam varlıklarınızdan çıkarmanız gerekir. Zekâtın kişiyi zor duruma sokmayan adil bir ibadet olduğunun da göstergesidir.
3. Nisap Kontrolü Yapın
Tüm zekâta tabi varlıklarınızı toplayıp ardından borçlarınızı çıkarmalısınız. Elde ettiğiniz net değer, bugünkü fiyatla 80.18 gram altın değerine ulaşıyor mu? Cevabınız evet ise zekâtın farz olması için geçmeniz gereken asgari sınırı geçmişsiniz demektir.
4. Bir Yıllık Süreyi (Havl) Hesaba Katın
Zekât, zenginliğin "yerleşik" olmasını şart koşar. Dolayısıyla nisap miktarına ilk kez ulaştığınız tarih başlangıç tarihinizdir. Bu tarihten itibaren kameri takvime göre 354 gün (miladi takvime göre 1 yıldan 11 gün eksik) geçmesi gerekir. Birçok kişi Ramazan ayını hesaplama dönemi olarak benimser, ancak bu şart değildir; sizin için belirlediğiniz herhangi bir tarih geçerli olabilir.
5. Zekât Oranını Uygulayın
- Net zekât matrahınızı belirledikten sonra, üzerinden %2.5 (1/40) oranını uygulamalısınız.
- Basit Formül: (Net Zekâta Tabi Servet) x 0.025 = Ödenecek Zekât Miktarı
- Örneğin zekâta tabi net varlıklarınız 100.000 TL ise, zekâtınız 100.000 x 0.025 = 2.500 TL olur.
Siz de hesaplama sürecini netleştirip neyi, ne kadar vereceğinizi bildiğinizde, ödeme aşaması çok daha kolay hâle gelir. Kuveyt Türk Bağış hizmeti sayesinde zekâtınızı şubeye gitmeden, güvenli şekilde ulaştırabilirsiniz.
Güncellenme Tarihi: 30 Ocak 2026