Blog
Antibiyotikler Nasıl Keşfedildi?

Antibiyotikler Nasıl Keşfedildi?

Geri Dön
28 Mayıs 2024 5 dk.
A +

Antibiyotik, parazit ve bakteri gibi çeşitli mikroorganizmaların neden olduğu hastalıkları tedavi etmek amacıyla kullanılan bir ilaç grubudur. Günümüzde antibiyotikler idrar yolu enfeksiyonu, bakteriyel pnömoni, bakteriyel sepsis, bronşit, dişe bağlı enfeksiyonlar, faranjit, anjin gibi pek çok hastalığın tedavisinde etkin bir şekilde kullanılır. Tablet, kapsül, enjeksiyon, krem, damla, ovül, şurup gibi çeşitli formlarda uygulanabilen antibiyotiklerin keşfi 1900’lü yılların başlarına kadar uzanır. Peki, antibiyotiği kim, nasıl keşfetti? İlk antibiyotik ne zaman kullanıldı? Geçmişten günümüze antibiyotikler ile ilgili nasıl bir değişim yaşandı?

Antibiyotikler Nasıl Keşfedildi?

Yirminci yüzyıl öncesi difteri, kolera, zatürre, çiçek hastalığı gibi bulaşıcı hastalıklar toplumsal düzeyde pandemiye yol açıyor ve yüksek oranda ölümlere sebep oluyordu. Alexander Fleming’in penisilini keşfi ve ardından yaşanan pek çok bilimsel buluş ile birlikte antibiyotikler, hastalıkların tedavi seyrini değiştirdi ve modern tıpta yeni bir devir başlattı. Antibiyotikler, mikroorganizmalara bağlı hastalıkların iyileştirilmesinin yanı sıra açık kalp ameliyatı, organ nakli gibi tıbbi işlemlerin de uygulanabilir olmasını sağladı.
Bir bakteriyoloji profesörü olan Alexander Fleming, çalışma yürüttüğü stafilokok kültür plakası üzerinde küf mantarlarının gelişmeye başladığını, küfün etrafında stafilokok kümelerinin gelişmesinin durduğunu keşfetti. Bu gözlemi sonrasında küfün bakterilere karşı etkili olabileceği kanaatine vardı. Küflü alanı izole edip küfün “penisillium” cinsi olduğunu tespit etti. “Penisillium” adını verdiği alandan bir özüt elde edip bunu “penisilin” olarak adlandırdı. Fleming, penisilinin stafilokoklar ile gram pozitif patojenlerde antibakteriyel bir etkiye sahip olduğunu ileri sürerek elde ettiği bulguları ve gözlemlerini 1929’da yayınladı. Penisilin özütünü saflaştırmak istese de bunu başaramadı. Bununla birlikte saflaştırıldığı takdirde penisilinden antiseptik ve antibiyotik olarak klinik düzeyde yararlanılabileceğine dikkat çekti.
Yaklaşık olarak 10 yıl boyunca saflaştırma üzerinde herhangi bir başarı kaydedilemedi. Oxford Üniversitesi’nde patoloji üzerine incelemeler yapan Ernest Boris Chain ile Howard Florey, birlikte yürüttükleri uzun çalışmalar ve deneyler sonucunda penisilinin etkili bir tedavi yöntemi olarak kullanılabileceğini kanıtladılar ve penisilini saflaştırmayı başardılar. İlk penisilini 1939 yılında saflaştırarak bu alandaki tüm keşiflerinin bir sonucu olarak 1945 Nobel Fizyoloji/Tıp Ödülü’nü kazandılar.

İlk Antibiyotik Ne Zaman ve Nasıl Kullanıldı?

Ernest Boris Chain ve Howard Florey 1939 yılında gerçekleştirdikleri saflaştırma işleminin ardından bunu fareler üzerinde denediler. Ölümcül düzeyde streptokok bakterileri ile enfekte edilen farelerden antibiyotik verilmeyenlerin öldüğünü verilenlerin ise hayatta kaldığını gözlemlediler. Antibiyotiğin insanlar üzerinde ilk kullanımı ise 1941 yılında gerçekleşti. Enfeksiyon hastalıklarının ve salgın hastalıkların tedavi edilmesinde uygulanan penisilin, İkinci Dünya Savaşı süresince yoğun bir şekilde kullanıldı. Özellikle yaralı askerlerin tedavi edilmesinde kullanılan penisilin, can kayıplarının önlenmesinde büyük bir etkiye sahip oldu. Başta menenjit, zatürre, frengi gibi hastalıklar olmak üzere bakteri kaynaklı birçok hastalığın tedavisinde penisilinden yararlanıldı. 1945’ten itibaren ise askerlerin yanı sıra sivil hastalar için de penisilin kullanılmaya başlandı. İkinci Dünya Savaşı’nın bitmesinden sonra 1950 ile 1970 yılları arası antibiyotik buluşları hız kazandı. Pek çok farklı grup antibiyotik keşfedildi.

Geçmişten Günümüze Antibiyotiklerin Değişimi Nasıl Gerçekleşti?

Bilimsel keşiflerle birlikte tarihsel süreç içerisinde bazı antibiyotik grupları doğada bulundu ya da laboratuvar ortamında suni olarak üretildi. 1987 yılına kadar gerçekleştirilen pek çok buluşla yeni antibiyotik türleri keşfedildi. Bununla birlikte son keşif tarihi 1987’de kaldı. 1987’de yapılan son buluşun ardından gerçekleştirilen çalışmalar, mevcut antibiyotikler üzerinde yapılan değişiklikleri kapsadı.
Fleming, tarihi penisilin buluşunun ardından 1945 yılında yaptığı Nobel dersinde antibiyotiklerin kolayca ulaşılıp kontrolsüz bir biçimde kullanılmasının bakterilerde direnç oluşturabileceğinden bahsetti ve bu konuda kamuoyunu uyardı. Bununla birlikte bu husus yeteri kadar ciddiyet görmedi. Özellikle İkinci Dünya Savaşı sırasında antibiyotiğin hem askerler hem de sivil halk üzerinde yoğun bir şekilde kullanılmasına devam edildi. Fleming’in dikkat çekmeye çalıştığı husus, antibiyotiklerin keşfedilmesinin üzerinden 70 yıl geçtikten sonra önem kazanmaya başladı. Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından gerçekleştirilen “Antimikrobiyal Direnç Küresel Eylem Planı” 2015 yılının mayıs ayında yürürlüğe girdi. Antibiyotiklerin kullanımı konusunda bilinç oluşturmayı hedefleyen çalışma kapsamında; antimikrobiyal direnç bilincinin geliştirilmesine, bulaşıcı hastalıkların etkili ve güvenilir ilaçlarla önlenip tedavi edilmesine, antimikrobiyal dirençle müdacaleye ve bu mücadelede sürdürülebilir yatırımın sağlanmasına dikkat çekildi.

Kaynak:

https://www.iku.edu.tr/sites/default/files/inline-files/NS.pdf
https://bilimgenc.tubitak.gov.tr/makale/penisilin
https://ankara.baskenthastaneleri.com/tr/saglik-rehberi/antibiyotik
https://tr.khanacademy.org/
https://sarkac.org/2019/06/penisilinin-kesfi/