Sıkça Sorulan Sorular

Sigorta Nedir?

Sigorta, aynı türden tehlikeyle karşı karşıya olan kişilerin, belirli bir miktar para ödemesi suretiyle toplanan tutarın, sadece o tehlikenin gerçekleşmesi sonucu fiilen zarara uğrayanların zararını karşılamada kullanıldığı, bir risk transfer sistemidir.

Sigorta Dini Açıdan Uygun mudur?

Sigorta, içerdiği Garar (belirsizlik), Meysir (kumar) ve Riba (faiz) sebebiyle İslam alimlerince uygun bulunmamıştır. Bazı alimler ise zaruret olması halinde bu sigortaların yapılabileceği istikametinde fikir beyan etmişlerdir.

Sigortanın Uygun Olmadığına Dair Fetvalar Nelerdir?

Sigortanın dini açıdan uygun olmadığına dair bazı fetvalar şöyledir;

  • İslam Fıkıh Akademisi

    “Ticari sigorta sözleşmesi akdi geçersiz kılacak ölçüde büyük garar içerdiğinden dolayı dinen haramdır.” (İlmihal, TDV, c.2, s.455)

  • Halil Gönenç

    “Sigortanın bütün çeşitleri haramdır. Aynen piyangodan bir nevidir. Çünkü sigorta şirketi, evini sigorta etmek isteyen kimseye, “Her yıl bana şu kadar prim ödeyeceksin. Eğer evin yanarsa ben değerini ödeyeceğim, yanmazsa da sen taksitini ödemeye devam edeceksin” demektedir. Demek ki ev yanarsa sigorta değerini ödeyecek, yanmazsa ödenen taksitler beyhude gitmiş olacaktır. Bu aynen piyangoya benziyor. Çünkü bir çok kimse her yıl bir veya bir kaç defa piyango bileti alır ama bir defa olsun kendisine bir şey çıkmaz. Bazıları da vardır ki, yalnız bir defa bilet alır ve kendisine para çıkar.” (Günümüz Meselelerine Fetvalar, c: I, s.148)

  • Diyanet İşleri Başkanlığı

    “Sakıncalardan arındırılmış sigorta sistemi oluşturuluncaya kadar Müslümanların, mevcut ücretli sigorta şirketlerine risk taşıyan değerlerini sigorta ettirmeleri, yani sigortacı değil sigortalı olmaları, sigortacının câiz olmayan tasarruflarına katılmayı içermediği ve zaruret de bulunduğu için câiz olmalıdır.” (http://www.diyanet.gov.tr/yayin/basiliyayin/yweboku.asp?sayfa=28&yid=36)

  • Hayreddin Karaman

    “Bu sebeple -yani İslam’a uygun olan sigorta kurumu bulunmadığı için- ve müslümanların da araba, ev, dükkan, mal, sağlık gibi değerlerini hasar ve zarara karşı yardımlaşarak korumaya (zarar gördüğünde yerine koymaya, yaptırmaya, tedavi, ettirmeye…) ihtiyaçlar olduğu için, mevcut sigorta şirketlerine bunları sigorta ettirmeleri -fıkıhta zaruret sayılan bu ihtiyaç sebebiyle- caizdir.” Daha fazla bilgi almak için tıklayınız.


Tekâfül Nedir?

Tekâfül (İslami Sigorta), “dayanışma” anlamına gelmekte olup, dini hassasiyetler gereği geleneksel sigortalara yaklaşmayan ancak sigortalanmaya da ihtiyaç duyan insanların yardımlaşma ve işbirliği temelinde bir araya gelerek “birbirlerini” sigorta etmesi şeklinde ortaya çıkan geleneksel sigortaya alternatif bir sistemdir.

Tekâfül Sistemi Ne Zaman Ortaya Çıkmıştır?

Temel prensipler olarak yüzyıllardır uygulanan bu sistem modern manada 1900’lü yıllarda ticari sigortaya bir alternatif olarak tartışılmaya başlanmıştır. İlk Tekâfül Sigorta şirketleri 1979’da Sudan ve Birleşik Arap Emirlikleri’nde kurulmuştur. Daha sonra başta Malezya ve Suudi Arabistan olmak üzere günümüzde Müslüman olan/olmayan pek çok ülkede çeşitli sigorta şirketleri kurulmuş durumdadır.

Tekâfül Ve Geleneksel Sigortanın Farkı Nedir?

İki sistem arasındaki temel farklar şöyledir;

Tekafül Sigorta
Tekafül, karşılıklı dayanışma esaslıdır. Klasik sigrota, sadece ticari faktörleri esas alır.
Tekafül'de faiz, kumar ve şüphe yoktur. Klasik sigortalar faiz, kumar ve şüphe içerir.
Katılımcı tarafından ödenen primlerin bir kısmı veya tamamı diğer katılımcıları potansiyel risklere karşı korumak için Tekafül Fonuna aktarılır. Klasik sigorta şirketlerine ödenen primler beklenen riskler karşılığında kendilerine aittir.
Tekafül şirketleri, mevcut yasaların yanı sıra Şer'i Denetleme Kuruluna tabidir. Klasik sigorta şirketleri, sadece mevcut yasalara tabidirler.
Tekafül Fonu ile sermayedarların hesapları arasında tam bir ayrım vardır. Poliçe sahipleri tarafından ödenen primler şirkete gelir kabul edilir ve hissedarlara ödenir.
Tekafül Fonundaki herhangi bir fazlalık sadece katılımcılar arasında Vekalet ve Mudarebe modellerine göre dağıtılır. Bütün fazlalıklar ve karlar sermayedarlara aittir.
Katılımcının bir açığı olması durumunda Tekafül Fonunu yöneten Tekafül Operatörü (Vekil) katılımcıya faizsiz borç (Karz-ı Hasen) sağlar. Açık durumunda klasik sigorta şirketi riskleri üstlenir.
Katılımcıların ve hissedarların birikimleri İslami kurallara uygun yatırımlarda kullanılır. Yatırımlarda kullanılacak fonların İslami kurallara uygun olması zorunlu değildir.
Tekafül şirketleri, İslami prensiplerle çalışan kendi Reasürans Sistemi olarak ReTekafül şirketlerine sahiptir. Klasik sigorta şirketlerinde Reasürans Şirketlerinin İslami prensiplerle çalışması zorunlu değildir.
Tekâfül Şirketinde Yapılan İşlemlerin Dinen Uygunluğuna Nasıl Güvenebiliriz?

Bir şirketin Tekâfül şirketi olabilmesi için en önemli ön şartlardan birisi bu şirkette konunun uzmanlarından oluşan şer-i bir danışma kurulunun bulunmasıdır. Aksi takdirde bu şirketin tekâfül şirketi olması mümkün değildir. İslami ilimler alanında uzman bilginlerden oluşan Danışma Kurulu bir tekâfül şirketinin yapmış olduğu tüm anlaşmaları, hazırladığı poliçeleri, sigortaladığı varlıkları fıkhi açıdan inceler ve dine uygun olmayan durumlar varsa bunları rapor eder.

Tekâfül Sistemi Nasıl İşlemektedir?

Geleneksel sigortaların aksine tekâfül sisteminde toplanan primler teberru (bağış) olarak alınmakta ve bir havuzda toplanmaktadır. Bu havuzda biriken meblağ hasar gerçekleşmesi halinde mağdur olan poliçe sahibinin mağduriyetini gidermede kullanılmaktadır.

Tekâfül Sisteminde Ne Tür Sigortalar Vardır?

Tekâfül sisteminde geleneksel sigorta şirketlerince verilen Kasko, Zorunlu Trafik, Yangın, DASK, Ferdi Kaza, Mühendislik vb. sigortaların hemen hemen hepsi bulunmaktadır.

Tekâfül Sistemindeki Ürünlerin Farkı Nedir?

Tekâfül sistemi işleyiş olarak geleneksel sigortadan ayrı olmakla birlikte aynı kanuni hükümlere tabidir. Sigorta şirketlerince arz edilen her türlü ürüne ait klozlar ilgili kanunlarında açıkça beyan edilmiş olup bu klozların poliçelerde yazılması mecburidir. Bu sebeple geleneksel sigorta şirketleri ve tekâfül şirketlerinin ülkemizde düzenlediği poliçelerin hizmet ve kapsam açısından herhangi bir farkı yoktur.

Tekâfül Sisteminde Fiyatlar Yüksek Midir?

Tekâfül şirketleri diğer sigorta şirketleriyle aynı piyasada faaliyet göstermekte olup sunulan ürünler fiyat olarak piyasadaki diğer ürünlerle rekabet içerisindedir.

Sigorta Yaparken Seçici Davranılıyor mu?

Tekâfül şirketlerinin işleyişinde çok önemli bir yere sahip olan Danışma Kurulu, teminat verilen her türlü varlığın dini esaslara uygunluğunu denetlemektedir. Bu sebeple dinen uygun olmayan alkol ve sigara bayileri, tütün depoları, müstehcen neşriyat, faizli banka şubeleri gibi varlıklar sigorta edilmemektedir.

Poliçeler İçin Toplanan Paralar Nasıl Değerlendiriliyor?

Katılımcılardan alınan teberrular (primler) havuzda toplanmakta ve hasar ödemeleri bu havuzdan karşılanmaktadır. Ayrıca bu meblağ Katılım Bankaları, İMKB Katılım Endeksine Kota Şirket Hisseleri, Sukuk, Döviz-Altın gibi Danışma Kurulu tarafından uygunluk görüşü verilen yatırım alanlarında değerlendirilmekte ve elde edilen kazanç belirli oranlarda havuza aktarılmaktadır.

Bedel İadesi Nedir?

Tekâfül şirketlerinin en önemli ve diğer sigorta şirketlerinden farklı olan yanlarından birisi poliçe sahiplerine belirli şartlarda bedel İadesi yapmasıdır. Belirli bir dönemde havuzda toplanan meblağdan o dönem içerisinde ödenen hasarlar ve diğer teknik işlemler için ödenen tutarlar düşülmektedir. Varsa öncelikli olarak karz-ı hasen yani faizsiz krediler de ödenir. Dönem sonunda havuzda artı bir bakiye kalması halinde, bu bakiye o dönemde havuza iştirak eden poliçe sahiplerine, katılım oranlarına göre iade edilebilmektedir.

Dönem İçerisinde Hasar Ödemesi Alan Müşteriler de Bu İadeden Faydalanabilir mi?

Dünyada tekâfül şirketlerinde çeşitli uygulamalar olmakla birlikte genel geçer bir standart bulunmamaktadır. Neova Sigorta ödenen hasarın, alınan primi aşmaması halinde bir bedel iadesi yapmamaktadır.